menü içerik felan falan
26 Nisan 2025
bi tık bitik tamamen bunalmış veya aşağıda ve geride
23 Nisan 2025
slogan yürüyüş forum ve doğrudan eylem
izmir'de ve belki de tüm türkiyede tırt ve asıl kötü olan, gerçekten bir şeyler yapmaya çalışan bireylerin özellikle belirtmek isterimki bireylerin, (tek başına ya da bir azınlıkla hiç bir şey yapmaya cesareti olmayan ama çoğunluk olunca slogan atıp evlere dağılan değil) yalnız bırakılması ve üstüne bu bireylerin bir araya gelmeme inadı.. ben izmir'de eylem haberi takip etmiyorum artık.. gece itibari ile kararım bu..
sokaktayım. daima olduğu gibi. yapmaya çalıştığım şeyin (en başta tek başıma, sonra bir kaç kişi ile, bir dönem çok iyi organize olan kalabalık bir grupla ve sonra yine bir kaç kişi ile ve şimdi en baştaki gibi tek başıma) yönü hedefi krokisi başı sonu ortası duruşu haritası taslağı belli ve bi yolum var.. bi çok kişi ve grupla bir araya gelme çabalarımdan da yıldım, gezi süreci yılmıştım, son bir ayda pes ettirdiler.. ve yoruldum. ve bıktım.. bu dayanışmayacağım ya da bir araya gelmeyeceğim veya davetlere ya da yapmaya çalıştığım(ımız) şeye destek olmak isteyenlere kapalı olduğum anlamına gelmiyor tabii ama, çoğu zaman görünen köy kılavuz istemediği gibi fareli köyün sahte kavalcılarına da kanmamak gerekiyor (örn: tkp, chp, bar anarşistleri, vs vs) "görünen köyün kavalcıları" ile yürümek lazım.. metaforlarım kapalı bu noktada ama metinlerde açmıştım geçmişte..
günaydın bu arada.. 🕊
14 Nisan 2025
önemli duyuru-işporta hakkında
11 Nisan 2025
pek yakın çok uzak
5 Nisan 2025
baş gargamel (#yorumlurepost)
baş gargamel
repost önsezi: receblerine yazdığım şiirlerden biri daha (2008) gerçi yazdıklarıma hep "şiir değil bu" dendiği için evet, "şiir değil bu" türündeki bestem için, şiir değil bu türündeki, baş gargamel'e attığım tühtühlerimden (çocuk oyunu bu tühtüh) biri için kaydırın gitsin aşağı okurken ekranı da..
kaydıraklarımızı kurup kayalım parklarda çocukken olduğu gibi.. o da bir eylem biçimi olabilir. 40 yaşına gelmişsin sen çocuk musun diyecekler. çocuğum ulan.. çocukluğumu hiç kaybetmedim ben! siz nerede düşürdüyseniz gidip bulup tutup elinden getirelim, çaldılarsa sizden çocukluğunuzu (ki bu da mümkün benim de 20-30'lu yaşlarımı fabrikalar çaldı, hala çalıyorlar) çocukluğunuzu çaldılarsa gidip alalım ellerinden zorla, döve döve, gerekirse, ağzını burnunu kırıp çalanların, ayaklarını gıdıklayıp saçlarını çekerek, vermiyorlarsa çocukluğunuzu.. şiddete karşıysanız eylem biçiminde, benden uzaksınız, kusurakalma..
Baş Gargamel
odada volta atıyorum şimdi
bir ileri bir geri
bir geri bir ileri
ne yapacağını bilmez bir şekilde
ve hiç bir şey yapamayacağının bilincinde
senin için uygun görülen asgari ücretle
sorun;
çalışmak zorunda olmak
ve yine de paranın yetmemesi
günde ortalama on iki saat
hafta da beş gün
bazen altı
ve bazen gündüz bazen gece giderek işe
ve her geçen gün biraz daha bıkarak
ve bırakamayacağını bildiğin halde
istifayı düşünmek servisi beklerken
sabahın dördünde
beş iş başı için
kimse yokken dışarıda
herkes uyurken
sinek kaydı yanaklar
yarı uykulu gözler
aç karnına üçüncü sigarayı içerken
ve on beş saat sonra evdeyim derken
beş iş başı
on sekiz paydos
on dokuz ev
bedenen bitik
ruhen bitik
tahammül sınırın çoktan patlamışken
yama dolu ruhunla
soğuktan titreyerek
maaşı hesap ederek
faturaları ve kirayı
ve biriken bakkalı
ve hiçbir şeye ilaç olmayan zamanı
nereye kadar derken
hiçbir yere gitmediğini biliyorken
yerinde bile sayamayıp
aynı odada
aynı tempoda
dakikalarca attığın volta
bir ileri bir geri
bir geri bir ileri
odamdayım şimdi
duvarlarımla baş başa
kesilmeyi bekleyen yüzlerce gazete sayfası
ve yapıştırılmayı bekleyen kolajlar ile
bir sigara sarıp
bir boklar yazıyorum
siz ne derseniz deyin adına
şiir ya da değil
ya da ölümün son hecesi
umurumda bile değil hiçbir şey diyorum
umurumda oysa
uçup giden günler
kayıp giden zaman
ve her geçen gün biraz daha
ayak uydurmakta zorlanan ruhum
hayatta kalma mücadelesi
bir şekilde kalırsın hayatta
iyi veya kötü
günleri yaşarsın
çalışarak ya da dilenerek
direnmekten vazgeçerek patronlara
sorun yaşam şartların değildir oysa
sorun
seninle birlikte yaşamaya çalışan insanların
çalışmana muhtaç olmasıdır
ve öyle ya da böyle
bir vefa borcun vardır onlara
yetmişindeki babana mesela
ve karışıp gitmeden o toprağa
balkondayım şimdi moruk
gecenin bir yarısı
elimde yazmayan bir kalemle
harflerin izini bırakıyorum kâğıtta
bir sigara daha yakıyorum
ve biliyorum yaşamanın
yazmaktan daha zor olduğunu
bir cümle için iki saat düşünerek
best-seller olan adamlara
yazmanın daha zor geldiğini de biliyorum
ve odada volta atıyorum işte
bir ileri bir geri
bir geri bir ileri
sonra duvarlara bakıyorum
sanki bir şey delip içeri girecekmiş gibi
kahrolası atlar
her geçen gün daha kötü koşarken
kuponlar peş peşe yatarken
ve tat almazken artık aşka dair cümlelerden
ağzına yapışan sigara kokusunu umursamazken
duvarlara bakıyorum
ve bir duvar daha görüyorum arkasında
sonra bir duvar daha
sonra bir duvar daha
ve başımızdaki gargamel
“kriz bizi etkilemez” derken
27 yıldır kriz geçirip
şirinleri göremiyorum
4.aralık.2008
ve bunun yazıldığı günden bugüne bir şey değişmedi, hala geçinemiyor fabrikada çalışıyor zabahın köründe ctesi pazar fark etmez alarma kalkıyor vardiyalı çalışıyor ve dünyanın değişeceğine dair arzumu kaybetmiyor bu çorbaya ne lazımsa o olmaya çabalıyorum. fuck peace i want justice. no peace o justice.
4 Nisan 2025
# vergilendirilmemiş kazanç kutsaldır #
1 Nisan 2025
ehonomi çok eyii nöroergonomi çok kötü
31 Mart 2025
tükürük (CSNS Yayımları - 2020 - ocak)
bastığım son zine bu. sonrası malum. var bişiler de gerek duymuyorum. bunu buraya koyasım geldi. hepsi bu.. öfkeye dair ve neden her şeyi (geleceğimiz ve hayatımız dahil) riske atıp isyan etmemiz, dünyayı değiştirmek için mücadele etmemiz gerektiğine dair bir zine. ben hayatım boyunca böyle yaşadım, kendime ihanet etmedim hiç olmazsa. güzel bir gelecek düşü ve kendini kurtarma mavrası adına.. fazla konuşmayayım..
tamamı el işi el yazısıdır efenim..
iyi istiraatler, servisten bunu demeden ineni dövüyorlarmış venüsün bir çorbanize SANAiyi çölgesinde..
hem online okumalık hem indirmelik: link (dropbox)
online okumalık: link (calameo)
ve kapak.. ve reklamlar ve hava durumu ve spor haberleri ve dizi. ve toplumun çoğu ne eylemleri umursar ne herhangi başka bir şeyi.. 1000 kişilik fabrikadayım, hem de izmir gibi bir yerde.. iyi bir örneklem gözlem için.. işçi sınıfı sokağa dökülmeden genel grev yapmadan, bir cacık olmaz.. türkiye işçi sınıfı da 100 yıldır zayıf karnesi ile sınıf tekrarı yapar.. nokta. ben de onlardan biriyim.. yine de bu fanzin dursun burada.. ben durmasam da olur..
I AM DEAD 2056
öldüğü yıl keşfettiğim ve hayatımı 90 değil, tam 180 derece değiştirdiği için, bu klip ve şarkı ve kendisi blogta olsun istedim.. şarkı fan işi remix ve klip de fan-made gerçi. olsun yavrum. fanzine kelimesinin fan'ının geldiği yeri severük..
8 ağustos 2056'da kalp krizinden öleceğimi biliyorsunuz değil mi? o güne değin sigaramı elimden dumanımı nefesimden eksiltmeden üstelik.. ne intiharı?
zack puştu, uzun uzun çok uzun bir süre kontrolü ele geçirmişti..
i am back nigga..
zack is dead, girdap is back
yin yang'ın iki yanı..
karanlık ve aydınlığa olan saygımla
ayın çekirdeğinden, tüm gezegenlerin içinden geçecek bir tünel kazıyordum güneşe, oradan ayımı ve ayın kızını (rabia) seyretmek için.
tıpkı kuzenim kardeşim eşik kertmem* eşiğim keny arkana'nın bana yazdığı tek e-postada üstelik türkçe kelimelerle dediği gibi:
"karanlık dışarıda hissedilir olduğunda bile, kuvvet ve ışık kalbinde yaşayabilir" rabia
peace, love, révolte
selam sevgi ve dua ile
çav belladonna..
*eşik kertmedeki eşik, bana eşik atlattığı içindir.. eşik atlamak, sadece bir eşiği aşmak, engeli aşmak değil, yükselmek manasına da gelir bu ifademde.. o yüzden dedim hep eşik kertmem diye keny arkana için..
---------------------
"inanmayın, siz ona, hala yarı ölü adlı şiirindeki ruh hali var gözlerinde, bi tek ben anlarım, özlem refik tuncay da anlayamaz o bakışı ve artık ispiyonlamak zorundayım bunu size, ben başa çıkamıyorum" seçil
"seçil sus, ölsün de yanıma zemt'e gelsin girdo diye bekliyorum 20 yıldır, sesini kes, onunla da temas kurmayı bırakın artık yaşamda tutmak için" özlem
"özlem? sen ne ara geldin?" girdo
"senin için gelmedim, zack için geldim ve gittim" özlem
"seçil, ne ara geldi o, neler oluyor?" girdo
"sen boş ver o kahVeyi, bi kahPen varsa aç da izleyelim, güleriz" seçil
"ben sikmeyi tercih ediyorum kaçtım, gelirken bir şey getireyim mi koçum?" tuncay
"eroin?" zack
"olmaz o, bize kadar, kullanmayana yok, kaçar ben" tuncay
"yuh artık zack, sikerim izahatınının alımını, sus artık zack, çay içelim girdo" seçil
"gitmeyeceksin ama bu gece" girdo
"söz veremem, refik de zorda biliyorsun" seçil
"o da gelsin" girdo
"özlem darlıyor onu buraya gelmesin diye bir süredir" seçil
"özlem de gelsin" zack
"sikerim özlem'ini zack, gelemez o, gelmesin zaten, ki gelmesin diye çabalıyoruz tuncay ve refik ile, gerekirse çin seddinin üzerine berlin duvarını örer, meksika amerika arası yeni duvarı arkasına çeker, o da olmadı yecüc mecüc için zülkerneyn hazretlerinin kapattığı karadeliğin önündeki redimi açar, seni oradan fırlatırız zack, yine de engel oluruz, girdo'yu özlem götürmesin diye"
"hiç bir şey anlamadım seçil dediklerinden" girdo
"anlama diye konuştum, anlam arama diye de aynı zamanda, çay olmuştur, ezan da okunacak bir saate, gel balkona çakalım" seçil
"oley" girdo
geriye dönüşler part 3 kesit (bunları yani geriye dönüşler kesitlerini ve özlem seçil tuncay refik isimli hayaletlerimi pek yayınlamıyorum artık burada, sonra toplu basarız diye hayatlerim geliyor yoksa daima, gelmeselerdi, ben giderdim zaten daha çocuk yaşta..)
------------------------
