12 Şubat 2025

ninni

 # ninni #


hareket alanı kısıtlı


işe gidip eve gelmek dışında
bir şey yapmak istemiyor
sonrasında uzanmak uzanmak uzanmak
odasındaki yatakta
sanki erişebilecekmiş gibi bu şekilde
zihninin ormanındaki
en uzun ağacın
en doruk noktasına
düşen yıldızına
uzanmak uzanmak uzanmak
hiçbir şey yapmadan
sırt üstü ya da baş aşağa


bir kaç tuşa bas
bir kaç müzik dinle
bir kaç sayfa kitap
bir kaç habere bak
belki bir film
belki uyur
belki ölür diye
sabahında


çalan alarmı duymaz böylece sonrasında


hareket alanı kısıtlı dedim sana
değil aslında dedi hep bir ağızdan tüm zemt'ya
öyle diye diretti
mız mız bir bebek gibi
hareket alanım kısıtlı dedim bana


işe git eve gel
yaşama devam etmek için
yapman gerekenleri
yapmak dışında
arda kalan zamanda
lütfen hiçbir şey yapma


uzanmak uzanmak uzanmak
kendine erişmesine set çekme arzusu bu
tüm dünyanın bir anda
herhangi bir anda herhangi bir yerde herhangi bir şekilde 
herhangi bir koşulda herhangi bir yolla herhangi bir sebeple
herhangi bir herhangiyle


erişim alanı kısıtlı
o yüzden uzanmaya çalışsa da
ömrü boyunca
hatta uyusa uyusa uyusa
işe gidip eve gelmek dışında
yetişemez asla
ulaşmak istediği dala
zihnini karıncalı gösteren
beş algılı fizikten kurtulup
ruhunu serbest bırakacağı
an dışında


algı yolları tıkalı
erişemezsiniz asla
o da erişemedi çok fazlanıza
oda sığmadı çok fazlamıza


işte burada
kendi halinde
ölüm notları bırakacak
çekip gideceği ana


içine doğru
doğan karanlıkla
biten kalanlıkla
sevişebilecek olan
tek yıldızın ışığı
daima varsada 
bulunduğu konumdan
çıktığı anda
odasına


üzerine çekip yorganı
ondan bile saklanıyor bu ara
hayır değil sadece bu ara
şimdi ve daima 
gerekiyor saklanması aslında
yirmi kat yorganı örtmeli kafasına
ki yeni bir başlangıcın
kapısını çalıp
fitili ateşlemesin
çıkış zannedip
yeni bir yokuluşun başlangıcını


kötü sonu baştan belli olan
birbirinin tekerrürü yaşama çabaları
bir yerde son bulmamalı mı?
her kış aynı
her ocak aynı
her şubat aynı
her aralık aynı
önce hareketlen
sonra hareketsizlik


bundan sonra hep hareketsiz
işe gidip eve gelmek dışında


dedim ya size
yaşama alanı tıkalı


ve varmak istediği alana
on bin ışık demedi daha uzansa
varamaz asla


o yüzden bırakın da
uyusun
büyümese de olur
hem ölür belki böylece ha?
olur mu?


keşke olsa..


..

keşke olmasa..

12şubat2025


28 Nisan 2024

la vérité fait mal

// la vérité fait mal


ölüyorum amına koyayım diye bağırdı

en açık ve en yalın bir şekilde

bağırdı sadece

avazı çıktığı kadar

umursayan olmadı


duymasını istemediklerine ise

çok iyi oynadı


28.04.2024 - 0138


bak bu kış çetin, uyarmadın deme!

27 Nisan 2024

missed

 esat abiyi çok özledim.. 



geçerken

// geçerken


bir gün “ölmüş” diyecekler

ses hızını aşıcak bu haber

telefonda kulaktan kulağa oynarken

onu tanıyanlar


kimse bilmeyecek gerçek ölüm nedenini

“neden ölmüş” 

“i̇ntihar etmiş”


üzülüp orada

bırakacaklar üzüntülerini

yaşamlarının geri kalanına 

dört nala sürmek için umutlarını

sekiz elle sarılarak tatlı canlarına


“o ölmüş”

gömün de güne devam edelim

telefonu kayıtlı değilmiş ben de

sileyim diye bakınca fark ettim


27.04.24 00:03

24 Nisan 2024

ters kenar gen

// ters kenar gen

istisnasız hergün

en arkaya otururdu serviste

ve istisnasız her gün

bir tarafı uçurum olan

bir yoldan geçerdi güzergah


şöför de basardı gaza hani


bir gün aniden koşarak öne doğru

o uçurumun kenarından geçerken araba

uzattı elini şöför koltuğuna

başardı da direksiyonu kırmayı

uçuruma doğru

yuvarlandı araba


diğerlerinin suçu mu ne?

ödüllendirmişti onları da

kendi gibi

azad ederek

bu hapishaneden


24.04.2024 15:37 (fabrika servisinde) 

göçten önce

// göçten önce


tıka basa dolu bir trübünün

taraf gütmeksizin hep bir ağızdan


"intihar

sen bizim

her şeyimizsin" 


diye bağırdığını hayal ediyorum

avazları çıktığı kadar

hayal sadece


gerçek olamayacak kadar yakınındayken

uçurumumun kenarındaki

salıncağıma


bi çeyrek adım daha

adım atmaya bile gerek yok hatta

dengeni kaybetmen yeterli


hadi be oğlum

becerebilirsin

evet yapabilirsin

sen nelerin üstesinden gelmedinki

ölmeyi mi başaramıyacaksın


sonrası yok

sonrası var

sonrası belirsiz

sonrasına sonra karar verebiliriz


"lütfen üzülmeyin"

yazılı tabela

düşerken boynunda


ve ailesine bıraktığı

borçlarını redd-i miras yapmasını

istediği not yazan kağıt

boş cüzdanında



24.04.2024 15:22 (fabrika servisinde) 


10 Nisan 2024

drops

drops
#repost

ilmeği boğazına geçirdi zack. taburenin üstüne çıktı. aynı anda elinde de bir silah vardı. az önce yüklü miktarda hap içmişti. işi şansa bırakmak istemiyordu. silahı ateşlediği anda taburede devrildi. sesi duyan tuncay girdi odaya, öteki dünyadan koşup gelmişti.

intiharı bir pes ediş değildi, pek çok şeye direnmemişti çünkü bugüne kadar. bir savaş vermiyordu ki pes etmiş olsun. açlık grevlerini de anlayamamıştı zaten bugüne kadar. ister politik ister başka nedenlerle olsun, anlamsız gelmişti ona, kötü bir tavır gibi gelmişti. örneğin sevgilisinden ayrılan birinin açlık grevine girdiğini düşünelim diye düşünmüştü bir keresinde, bu sevgilimiz devlet ya da patron yerine koyduğumuz imgemiz. ee durum değişiyor mu? beni affet. beni işe al. beni geri kazan. beni serbest bırak. dileğimi yerine getir. taleplerimi karşıla. bana geri dön. aşkım bana geri dönene kadar açlık grevindeyim. seni kaale alıyorum, beni kaale al. kötü görünüyordu gözüne bu fikir. bir direniş gibi de gelmiyordu ona. ki direnişten ziyade saldırı olması gerekiyordu herhangi bir politik mücadelenin adı ona göre. çünkü baskı altındaysan, savunmaya geçemezsin, o yüzden sevmiyordu direniş kelimesini. zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyoruz, hayır direniyoruz. hayır bence, bir sendika kurup işçileri intihara teşvik etmeli. tüm işçilerin aynı anda topluca intihar etmesi kadar güzel hiçbir şey olamaz diye düşünüyordu. artık ipliğinizi kendiniz üretin. çünkü çalışmaktan vazgeçmek de intihar sayılacaktı. yaşam alanı bırakmayacaklardı çünkü. bırakmamışlardı. ya kurallarına uyarsın ya da açlıktan ölürsün. tabii bir yan gelirin ya da yaşayabileceğin bir kırsalın yoksa. olanları epey şanslı görünüyor gözüme. diye söylendi tuncay’a gözlerini açınca hastanede zack. uzun süre yoğun bakımda kalmıştı. tuncay’ın yanında refik, onun  yanında seçil oturuyordu. özlem ortada yoktu hala. gözünü açar açmaz söylenmeye başladım.

insanlar seni hayatta tutmaya çalışır. “aynı gemideyiz.” evet ama gemi delik, onarmanın anlamı yok. batalım. çünkü asla kara görünmeyecek.

biri de tutup triple oğlak olmama yorar bu karamsarlığımı, normali, ay burcususu, yükselenininini.. espri mi yapıyor anlayamam. zamanın birinde. espridir diye düşünüp gülerim, ama bir hayli ciddidir.

hayır intihar iyidir. zack etmez sadece. üzerine saatlerce düşünü kurabilir. o ayrı. rahatlatır bir çıkış kapısının bulunması ve kapıyı asla hiç kimsenin kitleyemeyecek olması. bi gün çalıcaktır kapıyı. açanın özlem olduğunu umuyordur. seçil bi siktirip gitsindir kendi cehennemine. bunu duyunca öfkeli gözlerle belirir karşısında. ama hiç konuşmaz. bir süredir hiç konuşmuyordur. mimikleri kalmıştır sadece. bir de her bir anlamı çok net özetleyebilen gözleri.

bu sessizlikte, sessizliğimde, kafayı yiyorum. sürekli içimden konuşuyorum tüm hafta boyunca. ama artık haftasonları da çenem düşmeyecek, biliyorum. çünkü seçil sustu. onun susması, benim suskunluğum. özlem’in intiharı, benim intiharım. tuncay’la refik’in çekip gitmesi, benim çekip gitmem. zamanı var. bekliyorum. bir kişi bile, umuttan ve güzel bir gelecekten bahsederse, yüzüne karşı annemden öğrendiğim tüm küfürleri ederim, biline. seçil bunu biliyor, o yüzden konuşmuyor artık. siz de bilseniz, fena olmaz sevgili dostlarım. hatta aptal saptal konuşmasanız kafi. çünkü bu konuşmalar bana iyi gelmiyor. işe yarar cümlelere ihtiyacım var oysa. bu sessizlikte kaybolucam yoksa. seçil kalkıp gitti. ben yazarken yanı başımda bağdaş kurmuş halıda oturuyordu. onun da bir çözümü kalmadı bu duruma. daha kötü ne olabilir ki? . jori’le konuşçam ben. o beni anlıyor. hep o konuşuyor gerçi ama anlıyor yani. yıllar önce anlamış. önceden almış tedbirini, anlatmış bildiğim tüm gerçekleri bana. yalan gerçekleri ipe diziyorum sanın siz ama kurgularımda, e mi? hafife alın. her şeyi hafife alın siz.

“imdat diye bağırmayacağımı biliyor olmalısınız de” dedi tuncay. az önce girdi odaya.
“sen bağırmadın hiç” dedim.
“beni siktir et dedi, sen bağır” sonra çıkıp gitti. ne dediği belli değil pezevenkin.

odadan çıkıp, bir paket sigara aldım. diğer odadan. dört saatte biter. dört saat sonra uyumuş olurum zaten. sonra iş. neyseki yarın bir mola vericez. iki günlük mola. allah demokrasi şehitlerimizden razı olsun, ekstra bir gün tatil kazandırdılar bana. üstelik pazarla birleşiyor. ne mutlu bana. ne mutlu.


 *başlık this empty flow’un bir şarkısının adıdır. 

17temmuz2017
#geriyedönüşler2 #kendimdenferagat isimli kitaplarımda yayınlanacak.. 

6 Nisan 2024

la ilahe

// la ilahe

mustafa kemali öldür

muhammedi öldür

marxı öldür

kalbinde ilahlaşan ya da

başkaları için ilah olan

herkesi öldür


hele ki benim gibi 

inançlı biriysen

kendi nefsini ve

nefsini ilahlaştıran herkesi öldür


ancak böyle varabilirsin

özgür bir zihne ve

birlikte ancak böyle varılabilir

özgür bir evrene


tayyip erdoğanı öldür 


06 04 24 17 14 

*la ilahe: ilah yoktur


.. 2056, 8 ağustos'ta çıkacek olen "polidize" isimli kitabemden..

ters korelasyon

// ters korelasyon

efendi çocuk değildi o
efendi olmak istemiyordu
herhangi birinin ya ya da bir yerin

efendi kelimesi
çift anlamı ile
ters korelasyon yapıyordu
kendi içinde

hiçbir efendi
efendi değildi
bu yüzden olmuşlardı
efendi 
birilerine
ya da birileri bu yüzden
görmüştü onları efendileri

efendi çocuk değildi o
hiç olmadı

ama komşu kadınlar
sandı öyle
kızları olsa verilecek tip hani
vardı da bazılarının kızları
kızları da istemezdi
efendi çocuk
başlarına bir efendi isterledi daha çok

ve asla başkasının gözünde
görüldüğü gibi biri olamadı o
içinden konuştuğu günler boyu
zihninin duvarları
yüksel desibelden
parçalandı
ama çıt çıkmadı 
gözlerinden

26.04.2024 - 17:00